Askerlik #13: Üstlerimle Ilişkilerim

Dün helikopter pistinin etrafında gezerken taburun arkasındaki cam ağaçlarının gölgesini ve yeşillikleri keşfederek oraya oturarak biraz keyiflendim. Şükür duası ederek Barış MANÇO’nun Olmaya Devlet şarkısını söyledim.

Az once seyyar gazinoculardan yiyecek birşeyler alarak topcu parkında yedim.Orda Ömür’ü görünce beni akşam içtimasından düş diyerek dün keşfettiğim aynı çam’ın gölgesine giderek oturdum.

Karşıdaki eğitim alanından Cihat Asb. cıktı karşıma. Buyrun komutanım birlikte oturalım desemde gelmedi. Dünde beni yine burda otururken görmüştü. Bugün yine aynı yerde onunla karşılaşınca biraz tuhaf oldu.

Sabah ameliyat olması için takım komutanım Soner Asb.dan izin istedim. Yine kızdı tabi bir önceki gibi. Sadece kendinizi düşünüyorsunuz benide düşünün, bu zamana kadar neden olmadın şimdi oluyorsun, git tedavi ol ama rapor getirme diyerek dün yaptığım onca olanı birkac dakikada yok etti resmen. Pazartesi randevu almıştım zaten ortopedi için. Oraya gidip normal tedavi olacağım rapor verirsede sisteme işlemeyeceğim.

Öğleden sonra bir ara Hasan Ütğm. geldi yezaneye. Ortam müsaitti yabancı yoktu malum konuyu Sadık ona açtı. Hepimiz sırayla anlattık kendi durumumuzu. Sadık,Osman ve ben sıra ile teker teker anlattık oda dinleyerek kendi fikrini ve düşüncelerimi söyledi bizim mazeretlerimizim karşısında. Osman ve Sadık icin makul görsede benim için hiç makul görmedi sürekli gömdü bana. Ama en azından ciddi ciddi dinleyerek konuşması beni etkilemiş ve çok fazla birsey söylememiştim ona karşı bu konuda. Takım komutanımız degil di ve zaten izni verecek olan da o değildi. Ama yinede bizi dinleyip vaktini ayırdı. Ben sonuç olarak olumlu bir sonuç anlamasamda yinede memnundum ciddi olarak dinlenilmekten.Onunla konuşabiliyor derdimi anlatabiliyor veya bir konu üzerinde tartışabiliyorduk. Sadece benle bu şekilde degil diğer yezane ekibimizle de aynı ilişki içerisindeydi.Keske bizim komutanımız olsa diye yakındı Sadık komutanın kapıdan çıkmasıyla. Bunu daha once de birkac sefer söylemişti Sadık ama ben anca bugün anladim ne demek istediğini.

Kışladaki en iyi komutandı bence kendisi.Ve adım gibi eminim birçok kişi içinde öyle. Bugün bir ara komutana ilerde paşa olacakmisiniz diye sordu. Komutanda nasio olursa olacağım diyince ben hemen araya girip bana taktir belgesi yazar misin komutanım ilerde gurur duyarım desemde yazmadı. Çok ciddi de değildim derken ama kışladaki taktirini almak istediğim tek kişide o sonuçta. Daha once bir kere alnını öperek taktir etmişti terhis programından dolayı. Bugün yine öptü elimi taşın altına sokayım mı sence diye sorduğunda verdiğim cevaptan ötürü. En sevdiğim komutanlardan biri kışlada.

Komutanlarla aram gayet iyi.Bugune karşı hic birisine karşı en ufak bir saygısızlık yapmadım. Zaten bana yakıdansa budur.

Diğer arkadaşlarım gibi de olamiyorum zaten fıtratıma uymuyor. Her gün ayrı bir vukaat işleyerek nöbetçi heyetin karşısına çıkan askerlersen degilim. Sivilde de aynı durum söz konusu. Ne Siter m A.ş de ,ne Anaray’ da nede Çelikler Holding’de hic bir zaman bir rengim veya üstüme saygısızlık yapmadım.Sevmediklerim vardi elbet içlerinde çokça ama sevmesem dahi saygımı her zaman sundum.

Mustafa çıkıyor komutanin karşısına nasıl konusacagini bilmiyor,sanki kendinden in yaş küçük bir çocukla konuşur gibi ne gelirse düşünmeden konuşuyor. Baska komutana yüz metre öteden beri aşkım diye bağırıyor. Hiç birşey umrunda değil adamın çok rahat. Hiç bir zaman onun kadar rahat olamadım.

Onun gibi ona benzer birçok insan mevcut burda. Ilk başlarda çok tuhafıma gidiyordu ama zamanla alıştım artık normal gelmeye başladı.

Yazıya başlarken hic bi tarz bir yazı düşünmemiştim ama nerden nereye kaydı konu bir andan anlayamadım.


You may also like...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: