Askerlik #15 : Veda Gecesi

Bugün ayrılığın eşiğine vurdum. Yarın sabah bir daha dönmemek üzere çıkacağım Allahın izniyle kışladan. Ufak bir ameliyat sonrası tezkereye hava değişimini bağlıyorum.

Bugün doktordaki görüşmelerin ardından kışlaya döndüğümde bir hüzün çöktü üzerime. Oldum olası hic sevemedim vedaları. Içim burkuluyor ufalamıyorum, her veda da param parça oluyor ufacık yüreğim. Her ne kadar gökyüzündeki aya bakıp tebessüm etsemde kendimi avutmaya çalışsamda çok başarılı olduğum söylenemez.

Yatsı namazının ardından arkadaşlarımla toplanarak kazan dairesinin bahçesinde oturarak teskerecilerin tertip ettiği teskere partisine katılarak biraz olsun içimdeki burukluğu üzerimden attım. Yarın benimle birlikte çıkacak olan Kerim ile birlikte ortak iştirak ettik.

Hüzünlerin ortasında kaldım yine bu gece. Bir yandan bi şanlı vazifenin sonunda olmanın hüznü diğer yandan hayata geri dönüşün heyecanı. Defalarca düşler uçurdum bu tutuklu diyardan. Yüreğimi verdim günlerini gençliğimi altın çağımdan parçalar verdim. Bir çok şeyi aldı kopardı benden bu kısacak 6 ay.

Hep duydum ve zaman zaman kendimede söyledim keyfini çıkarmaya bak icinde olduğun zamanın diye. Lakin içerisinde iken elinde iken her ne kadar kıymetini bilemesekte yitirince değerleniyor bazı şeylerin değerleri.

Bu kapıdan çıktıktan sonra bir daha çuvallar dolusu para versemde bir daha giremeyeceğim içeri eskisi gibi. Bu söz beni hep askerlik konusunda en çok etkileyen ve tetikleyen olmuştu. Bunuda bana Aktan dayım söylemişti. O guni ge sözünü unutamadım bir türlü. Her fırsatta telefuz etmektende çekinmedim.

Yazmak zor oluyor buruk duygular içerisinde. Bu gecenin anısına birkac cümle satırlara girerek yarınlara kendim için bir not bırakmak istedim. Sanırım bu kadarı icim yeterlide oldu. Gecenin içerisinden birkac fotoğrafla bitireyim o halde. Hoscakal Kandıra Kışlası, Hoşçakal Peygamber ocağı.


You may also like...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: