Bağ Bahçe İşleri #Fındık

Öncelikle 30 Ağustos Zafer Bayramımız tüm Milletimize Kutlu olsun.

Malum bu zamanlar fındık çoğrafyasının iş zamanları. Filiz , tırpan derken çok şükür fındığı toplayarak harmana getirmek nasip oldu.İlk aramayı dün itibari ile bitirerek makineye vererek harmanda kurumak üzere bekletmeye başladık.

Harmanda bizimki ile birlikde Sündüs ve Mualla’nın da fındığı var.Bundan dolayı branda çok kalmadı üzerilerini örtmüyoruz.Dün gece saat 5:30 sularında Kocaali’de yağmur yağmaya başlayınca babam bizi uyandırdı. O saatte uyanarak kuru fındığın üzerini kapattık derken yağmur bastırdı. 4-5 dakika sert bir şekilde yağdıktan sonra kesildi. Dahada yağmadı.

Daha çok küçüktüm ortaokula falan gitmiyordum belkide.O zamanlar amcam ile başlamıştı fındık maceralarım. O zamanlar daha bölünme olmadığı için toplu toplanırdı.Bende amcamın peşine takılır giderdim bahçeye traktör sürmek için. Boş traktör ile giderken bayırın başına kadar giderdim. Gitmişken fındıkta toplardım 1 gübre çuvalı kadar anca. Ne olurdu o fındıklar bilmem ama ben toplardım. Bazen kızların yanına giderdim severlerdi beni benim tenekeme doldururlardı amcam yokken 🙂 Kimse görmeden tenekelerini cuvalıma boşaltırları hayal olarak birkaç resim şeklinde öyle kalmış zihnimde.

Şimdilerde artık sevmiyorum bu bağ bahçe işlerini. Nedense bana çok itici geliyor.Ama mecbur yinede yapıyoruz atsan atılmaz satsan satılmaz bunada şükür.

Eskiden daha zevkli gelirdi ama hatırlarım.Lise 1’e geçtiğim sene falan Muhammetde bizle gelirdi bazen Ferhat abinin kardeşi.Onunla birlikte çalışırdık orda onu hatırlıyorum.Müge ile Ramizden aldığımız konuşmuştum bir kere telefonda o zamanlar onu hatırlıyorum:) Bunu hatırlamam sıkıntı teşkil edebilir malum şahıs okur ise 😀 Onun dışında ormanın içinde gezerdim hep bir kulube yapmak isterdim ormana yer beğenirdim kendime onları hatırlıyorum. Daha sonraları bir senesi bahçede dedem ve babamla kavga edip kocaaliye akdar yürümüştüm amcamda kalmıştım onu hatırlıyorum 🙂 

Üzerinden çok zaman geçince herşey hatıra gelmiyor. İlerleyen zamanda bunlarda gelmeyeceği için şimdiden gelenleri kısa kısa not ediyorum ki ilerde yardımcı olsun hatırlamama:)

Dedemin yaktığı ev vardı.Ramiz bir ara orda kalıyordu.O senesi bizde ormandaki evde kalıyorduk.Yavuz abide onlarla birlikte duruyordu.Onları hatırlıyorum.O zamanlar yavuzda siemens bir telefon vardı ve more adlı sigara içerdi onlarıda hatırlıyorum:) Çok telefonla konusurdu ve konustugu hanımdan iki çocuğu var şimdi.Sonra dedem ile amcam bir gün yaktı o evi geçerli sebepler yüzünde. Hatırası çoktu herkesde ama yakılması da doğru bir hareket oldu.Varlığı zarar veriyordu.

Sonra daha yakın zamanda bir sene Süleyman ile birlikte evin önünün tırpanını yaptık.Babamda baraka almıştı.o zaman 3000tl ye. Bize tırpanda 1000er lira vermedi barakadan pay verdi süleymanla bana.O barakda kalmaya başladık o günlerden sonra fındık zamanları.Küçük karasuda Yavuz amcanın denizdeki arsasında duruyordu.Gidip sündüs ile temizlemiştik.Sonra babamla alıp harmana getirdik.Birde içine bizim ranzayı koyduk ahşam ranzayı.Marmara depremini yaşadığım ranzayı. Büyük ananemden de çekyat takımlarını alarak içine koyduk oldu bize koskocaman ev.Zaman zaman tüm aile yatıp içine uyuyoruz herkes sığıyor sıkışmadan.

Bu bakara yokken yani lise yıllarımda, dedemin çadırı vardı onu kurardık.Onun içinde kalırdım. Bazen Hüseyin’in oğlu serdarda kalırdı benle hatırlıyorum.Birlikte yatardık çadırda.O zamanlar Büşra ile konuşurdum serdarı dışarı çıkartıp onlarıda hatırlıyorum 🙂

Birtek Sivasta çalışırken pas geçtim fındık sezonunu.Birde kıbrısta okurken yaz okulu zamanları pas geçtim.Onun dışında her fındık yaşadım burdaki yaşanması gereken maceraları anıları.

Bu senede yarı ettik çok şükür sezonu kazasız belasız.Bundan sonrasınıda aynı şekilde tamamlarız inşallah.

 


You may also like...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: