Biraz Oğuz Biraz Kağan

İnsanın konuşacak dertlesecek kimsesi olmayınca bi duyguyu tatmin edecek bir şeyler arıyor sanırım. Bende sanirim birazda bi yüzden seviyorum yazmayı.

Kime gidip ne anlatayım kim biliyor ki dinlemeyi.

Bazen ara sıra babamla dertlesiyorum o kadar.Onunla konuşmak çok iyi geliyor. Olaylara bakışı tespitleri ve yorumları birçok zaman beni cezbediyor. Oda babam sonuçta her şeyi her zaman gidip olduğu gibi konuşamıyorum.Bircok şeyi konuşuyor olsamda herşeyi en yakın haliyle konuşamıyoruz.

Onun disinda baska dertlestigim birisi yok kaleme aldıklarımı saymaz isek. Aradığımda yok zaten. Yazdıkça biraz olsun rahatlıyor insan içini döküyor sonuçta bu ille sözlü olması gerekmiyor.Insan icinde tutması çok kötü bir sey. Hele birde kendi kendini kuruyorsan tamam artık yirmidört yirmibeş yaşına gelmeden ağarıyor saçların.

Ben böyle biriyim iste. Bir-çok şeyi içime atar konuşmadan susarım. Buda yetmezmiş gibi kendi kendimi kurarım. Bazende başkalarının yerine kendi sorularıma kendim cevap veririm.Böyle değişik bireyim iste.

Evlenince biraz olsun düzelirim diye ümit ediyorum. Düzelmeyi isteyen evliliği neden beklesin diyorum .Böyleyim iste bir çok zaman kendi kendime fikir ediniyorum sonra onu çürütuyorum. Ben dahi daha tam anlamı ile çözebilmiş değilim kendimi, bazen neden öyle bir şey yaptım diyorum kendi kendime. Ama bu konuda çalışmaları car ciddiyetle ilerliyorum.

Bunlarida yazıyorum iste böyle sanki biri okuyacakmış gibi. Buda ayrı bir dengesizliğim iste. Tuş oldum galiba yazmıyorum.


You may also like...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: