Canan DAĞDEVİREN İle Gururlan

Canan DAĞDEVİREN 4 Mayıs 1985 de Istanbul da dünyaya gelmiş, Medical Teknoloji Alanında Çalışan ve insanlık için önemli buluşlara imza atarak dünyaya kendinden her zaman bahettirmistir.

Istanbul Üsküdarda Adanalı bir anne ve Sivaslı bir babanın ilm çocuğu olara dünyaya gelmiştir. Babasının kendisine hediye ettiği Marie Curie ile ilgili bir kitap okunmasının ardından fiziğe olan ilgisinin arttığını dile getiri.Ilerleyen yaşantısında ise Marie Curie nin eşi olan Pierre Curie nin piezoelektrik teorilerinde ilham alacaktır.

Ilk okulu ve orta okulunu tamamlamasının ardından Lise Eğitimi için Kocaeliye gelmiş ve eğitimini aldığı sırada 17 Ağustos Gölcük depremi olmasınki ardından okulu hasar aldığı icin , Adana Seyhan ÇEAŞ Anadolu Lisesinde Misafir öğrenci olarak eğitimine devam etmiştir.

Ardımdan Ankarada Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliğinden 2007 yılında mezun olmuştur. Okumuş olduğu okul için kendisi direk su cümleyi kullanmıştır ” Hacettepe Fizik Mühendisliğin meşhurdur.Giren bir daha çıkamaz. Girdap gibi. Biz üç kişi mezun olmuştuk. Cok stresli ve zor bir bölüm. Puanı düşük. Sınavda iyi not alamayıp, sevmeden geçenlerin bölümü. Orayı bitirebilmek icin Fiziği sevmiş olmak gerekiyor “

Sabancı Üniversitesinde tam burslu olarak Malzeme Bilimi Mühendisliği programındaki yüksek lisansını 2009 yılında tamamladı.

Yüksek lisans eğitiminin ardından Fulbright bursu kazanarak Amerika Birleşik Devletlerinde Illinois’de bir devlet üniversitesinde ( University Of Illinois at Urbana Champaing ) Malzeme Bilimi Ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimine başlamıştır . Bu eğitim sırasında esnek ve katlanabilir , vücut içine ve deri üzerine yapıştırılabilir- giyilebilir elektironik aletler üzerine çalışmalar yapmıştır. 2014 yılında doktora eğitiminize başarı ile tamamlamıştır.

Doktora eğitimin ardından Canan DAĞDEVİREN ABD de dünyanın mühendislik dalında önde gelen okullarından Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Koch Laboratuvarında çalışmalarını sürdürmüştür . Harvard Üniversitesinde Genç Akademi üyeliği bulunan tek Türk Bilim insanıdır. Şuanda MIT Media Lab bünyesinde araştırmalarına devam etmektedir .

Farklı disiplinleri buluşturan icatları ile daha genç yaşlarda medikal teknoloji alanında dünyada önemli bir isim halime gelmiştir.

Aile fertlerinin geçirdiği hastalıklardan esinlenerek kanser ve kalp hastalarının hayatını kolaylaştıracak buluşlar yapmıştır. 28 yaşında kalp yetmezliği sonucu hayata veda eden dedesinin ölümünü öğrendiğinde kendisi 28 yaşına gelene kadar kalp hastalıkları icin bir sey yapması gerektiğini düşünüyordu. Piezoelektrik aletleri kullanarak kalbin üzerine yapıştırılabilen ve kalbin atış enerjisini elektrik enerjisine dönüştürülebilen giyilebilir bir kalp pili icat ederek bunu hayata geçirdi.

Normalde bir kalp pilinin ömrü ortalama yedi sene ile sınırlı.Bu süre dolduktan sonra kalp pilinin riskli bir ameliyat ile çıkartılıp yenilenmesi gerekiyor. Canan DAĞDEVIREN‘in buluşu bu gerekligigi ortadan kaldırmıştır. Kalp pilinin ,insan vücudunun kendi hareketinden kazandığı enerjiyi depolamasını hedeflemiş. Kalbin bizzat kendisi ge diğer iç organalrin enerjisi bu pilde toplanıyor ve buradan sürekli olarak enerji ihtiyacını kendi kendisine karşılıyor. Bu sayede takılmış olan pilin ömrü bitmiyor ve kendisini sürekli olarak yeniliyor. 2023 yılında piyasaya sürülmesi planlanıyor.

Canan DAĞDEVIREN‘in tasarladığı aletlerin temelinde fizikçi Pierre Curie‘nin keşfi piezoelektrikten yararlanmıştır. Once giyilebilir kalp pili , ardından da cilt kanserini teşhis eden bir cihaz üretmiştir.

Cilt kanserini tespit etmeye yönelik geliştirmiş olduğu cihaz Insan tenine yapıştırılabilen ve 10 saniyeden az sürede kişide cilt kanseri olup olmadığını tespit ediyor. Bu işlem sırasında hastalık şüphesi olan ve testi yaptıran hastalar hic bir acı hissetmiyor. Ağrısız ve çok kısa bir sürede hastalığın teşhisi sağlanabiliyor. Bu fikrin mimari olarakta su sözleri ile annesini gösteriyor” Bu fikir annemden çıktı. Annem ‘Yüz kremlerinin gerçekten ise yarayıp yaramadığını orataya çıkarabilecek bir alet yapabilirmisin’ diye sordu. Bende bu aleti tasarladım. Bunun icinde hareket eden küçük elemanlar var. Siz bu elemanlara volt uyguladığınızda by alet hareket ederek derinizin uzerinde deformasyon oluşturuyor. O küçük elemanların yaninda sensörler var. Bu sensörler vücudunuz uzerinde ne kadar deformasyon olduğunu tespit ediyor ”

Canan DAĞDEVIREN’in bir başka buluşuda beyin iğnesidir. Parkinson hastalarının hayatını kolaylaştırmayı hedefleyerek hayata geçirmiştir. Bir sinir sistemi hastalığı olan perkinson özellikle orta yaş sonrasında ortaya çıkıyor ve koordinasyon bozukluğu olarak kendini gösteriyor. Canan DAĞDEVİREN bir iğne ile bu hastalık süresince kullanılan ilaçları direkt olarak beyne enjekte edilmesi prensibine dayandırıyor. ” Perkinson hastasıysanız, ilaçları ağız veya damar yoluyla almak zorundasınız. Bu da sadece beyine degil vücudun bir com noktasına etki ediyor malesef .Biz bu etkiyi yok edip, direkt ilaçları beyine iletebileceğiz. Beyinde fonksiyonu yerinde olmayan bölgelerin tekrar fonksiyonlu hale gelmesini sağlayacağız ” şeklinde ifadeleri bu buluşu icin kullanmamıştır.

Canan DAĞDEVİRENBilimin ve sanatın konuşulmadığı bir ülkenin gelişebileceğine inanmıyorum. O nedenle genç arkadaşların ve çocukların bilime merakını uyandırmak çok önemli . Bu noktada anne ve babalara çok görev düşüyor. Bilimin olduğu ülkede hem mutluluk oluyor hemde gelişim oluyor .Bende insanlara bir şekilde bunu anlatmaya çalışıyorum, yaptığım çalışmalar ve verdiğim konuşmalarla birlikte. Başımıza icat çıkarmayın sözü gereksiz bir söz. Insanalr kendine güvenmeli. Bence herkes herşeyi yapabilir. Yeterki istesinler” diyerek bilimi ve bilime karşı olan fikirlerini bu cümlelerle özetlemiştir.

Canan DAĞDEVIREN‘in bir diğer önemli çalışması ise Erken teşhis icin elektironik sütyen. Meme kanserinden ölen tehdidinin anısına erken teşhis icin kollarını sıvayarak bu çalışmaya başlamıştır. Erken teşhisle %85 yaşama oranına artırıyor diyerek elektironik sütyen icin ekibinde bazı arkadaşlarının Çin’e giderek piyasa araştırması yaptığını Sabancı Üniversitesinde katıldığı bir yemek programında dile getirmiştir.

Bu genç yaşta bu başarılara imza atıp insanlık için onca buluş yaparak insan yaşamını kolaylaştırarak kendinden ve adından her zaman dünyaya bahsettiren Canan DAĞDEVİREN bizleri gururlandırmıştır ve umut ışığımız olmuştur.

En son birkaç ay önce Uludağ Ekonomi Zirvesinde moderatörlüğünü Google ab-türkiye ülke Direktör Vekili Mehmet Keteoglu’nun üstlendiği “Çığır Açan Teknolojiler ” başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, MIT ‘de kendi grubuyla biyomedikal aletler yaptiklarini aktarmadan Canan DAĞDEVİREN takımıyla dizayn ettikleri aletlerin tamamen vücuda uyumlu , derinin Üzerine yapıştırılabilen, beynin icine girebilen , saçın,iç çamaşırın bir parçası olabilen minik aletler olduğunu anlatarak ,Fizik ,kimya , biyoloji , elektrik , elektronik gibi bilimleri birleştirip bulunmamış ve denenmemiş aletleri yapmaya çalışıyoruz ” diye konuştu.

Canan DAĞDEVİREN bugün alanında dünyanın en bilinen bilim insanları arasına girmeyi başarmıştır. Ülkemizden böyle başarılı bilim insanlarının çıkması ne kadar gurur verici öyle degilmi ?

Canan DAĞDEVIREN‘in Dunga çapında 12 makalesi , 2 patenti ve 25 üzerinde ulusal ve uluslar arası ödülleri bulunmaktadır.


You may also like...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: