Işınlanma Deneyi

1940’larda İddia Edilen Işınlanma Deneyi

2. Dünya Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri kendi donanma gemilerinin düşman radarları tarafından tespit edilemez hale getirerek üstün duruma geçmek istiyorlardı. Bu doğrultuda 28 Mart 1943 tarihinde Philadelphia deneyi adında bir deney yapıldı. Bu deneyin sonuçları hiçbir zaman kamuoyuna resmen açıklanmadı. Gökkuşağı projesi adındaki bu deney Philadelphia Deniz üstünde küçük Destroyer türü Biri savaş gemisinde gerçekleşti. Optikal görünmezlik diye adlandırılan bu sistemde çok güçlü bir manyetik alan önce gemiyi saracak ardından da radar dalgaları ile gemi görünmez kılıp başka bir yere taşıyacaktır. Yani diğer bir deyişle gemi ışınlanacaktı. Deneyin temelinde Albert Einstein ve birleşik alan teorisi yer almaktaydı. Einstein bu teorisini 1925-1927 yılları arasında Almanya’da bir bilim dergisinde yayınlamış ama teorisini tam anlamıyla geliştirememişti.

Deney 22 Haziran 1943’te sabah 9 da jeneratörlere güç verilerek başlatıldı. Manyetik alan oluşuyor sonra yeşilimsi bir sis gemiyi örtmeye başladı. Ve “USS ELDRİDGE” adındaki gemi gözden kayboldu.

Olayın bir tanığı o günü şöyle anlatıyor “bir an sadece geminin çıkmasını görebildim. sonra o da kayboldu, ortada artık Ne sis, nede Uss Eldridge vardı. Bomboş bir denize bakıyorduk. Bizim gemide bulunan üst rütbeli subaylar ve bilim adamları korku dehşet ve heyecan içerisinde nefeslerini tutarak bu inanılması güç başarılarını seyrediyorlardı. gemi ve mürettebatı hem radarda hem de gözlerimizin önünde yok olmuştu. Her şey planlandığı gibi yürüyordu. 15 dakika sonra emir verildi ve jeneratörlerin şalterleri kapatıldı. Önce hiçbir şey olmadı. Arkasından yeşil sis tekrar ortaya çıktı ve Uss Eldridge yeniden görülmeye ve ortaya çıkmaya başladı. Ama gemi nereye gitmiş ve nereden geliyordu? Sis azalırken bir şeylerin tuhaf gittiğini hissediyordum. Hemen gemiye yanaştık. İlk önce mürettebatın çoğunun geminin yanından sarkıp kustuklarını gördük. Diğerleri ise geminin güvertesinde şaşkın şaşkın dolaşıyorlardı, sanki hiç birini bilinci yerinde değildi. Durum görünenden daha vahimdi. gemicilerden 5 tanesi geminin eriyen ve sonra yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmıştı Kimisi aklını yitirmiş kimisi ise psişik yetenekler geliştirilir kiminin vücutları kısmen görünmez olmuştu bazılarıysa donup kalmaktaydı. Nefes almadan bu kadar uzun süre donup kalanlar kendine geldiğinde bu süreyi 5 saniye gibi hissettiğini dile getirdi”

Daha sonra Hepsi bu donma anında kendilerini çekimsiz olarak serbest ve yükselip uzayda geze bildiklerini ifade etmişlerdir. Bugünün teknolojisi ile yapılması neredeyse imkansız olan bu deney acaba yapıldı mı yoksa hayal ürünü mü ?


You may also like...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: